26 Eylül 2007 Çarşamba

Photoshop ta Metal Boru Yapma / Ders

METAL BORU YAPMA... Çizeceğimiz borunun şekline ve uzunluğuna göre bir boş beyaz sayfa açın 250x250 örnek ile çalışalım.

Renklerimizi D tuşuna basarak sıfırlıyoruz. Daha sonra Servest kalem aracını seçiyoruz.
Sayfa üzerine borunun temel çizgisini çizip ekranın boş bir yerinden başladığımız yere geri geliyoruz. Dikkat edin Başlangıç noktasına kadar hiçbir çizginin üzerinden iki kez geçmeyin ve mutlaka başladığınız yere uzaktan gelin.

Gördüğünüz kıvrık yer borumuz olacak. Diğer çizgilerin bizim için önemi yok ama dışarıdan başlangıç yerine gelin demekle ne demek istediğimi umarım anlamışsınızdır.
Numerik klavyedeki Enter tuşuna basarak çizdiğiniz yeri seçili hale getirin. Yeni bir layer açarak Edit - Stroke komutuna gidin
Width : 16
Location : Center
Opacity : %100
Mode : Normal
şeklinde uygulayın.
Ctrl basılı tutarak borumuzun bulunduğu layeri tıklayın böylece borunun tamamını seçmiş oluruz. Seçim çubuğunu Alt tuşunu basılı tutarak uygulayıp boruda olmaması gereken yerleri seçili alandan çıkartın ve seçili alanı ters çevirip Delete tuşu ile temizleyin. Tekrar seçililiği ters çevirin. Ctrl+D ile seçililiği giderin. Silgi ile istenmeyen çizgileri silin ve kalan sekli Ctrl basılı tutarak tıklayarak seçin. Biz üstteki yöntemi kullanalım. Çünkü düzgün çizgiler halinde silmek önemli. Söylemediğimiz sürece seçili alanı muhafaza edin.
Select - Modify - Expand ı seçip 10 değerini girin.
Seçili alanı siyah ile doldurup (Alt+Backspace) layeri Duplicate Layer ile çoğaltın. Şuan elimizde siyah şekilden iki tane var. Üstte duran layeri tıklayarak seçin ama seçili alanı kaybetmeyin.

Efects - Blur - Gaussian Blur u seçin. 15 değerini kullanalım. Ama kuralı ortasına doğru ince bir siyahlık kalıncaya kadar blur vermektir.
Normal görünüşte hiçbir fark hissetmeyeceksiniz. Ama bu iki tane layer olmasından kaynaklanır. Hala aynı layerde ve seçili alan durur.
Şekilde Filter - Stylize - Emboss u seçin. Yandaki değerleri girin.
Artık layerlerin ikisini birleştirebiliriz. İkinci layerin kalen yerine tıklayıp. Ctrl+E yada Layer - Merge Linked ile tamamlayın.

Bu çalışma ayrıca parçalı boru çalışmasının da özünü içeriyor.
Yaptığınız boru çok kalın olduysa Stroke ve Expand adımlarında değerleri düşürün.

Boruyu duvara bir klemens yardımıyla tutturun.
Duvarı da biraz çivi çakarak çatlatın.

PS ile Hareketli Gif resmi Yapalım.

Benimde katkım olması açısından bildiğim bir konuyu resimli olarak anlatayım diye düşündüm. Herkesin anlayabileceği şekilde hazırladım.
Imarım işe yarar. İşe yaradığını görürsem, daha farklı anlatımlar da yaparım.





This image has been resized. Click this bar to view the full image. The original image is sized 879x679.


This image has been resized. Click this bar to view the full image. The original image is sized 700x464.




This image has been resized. Click this bar to view the full image. The original image is sized 700x639.


Ve bannerimiz bu hale geliyor. Daha fazla efektler kullanılarak ta yapılabilir, bu başlangıç olsun.


cmsturk.net hocha

Yeni başlayanlar için Hakan Albayrak

Hakan Albayrak

Affınıza sığınarak bugün biraz kendimden bahsedeceğim. Bu artık şart oldu. Bazı Yeni Şafak okurlarından gelen, gelmeye devam eden ve böyle giderse hep gelecek olan üç önemli 'eleştiri'ye bir an evvel cevap vermem lazım.

* * *

BİRİNCİ 'ELEŞTİRİ': “Yeni Şafak gibi ciddi bir gazetenin bu kadar genç bir yazara gazetenin ikinci sayfasında köşe açması yakışık almıyor. Resmine bakıyoruz, 'Bu daha toy, bize verecek bir şeyi yoktur' diyoruz, yazılarını okumuyoruz. Şöyle bir göz attığımızda da, 'Ağzının süt kokusuna bakmadan büyük meselelerde ahkam kesmeye kalkıyor' diyoruz.”

Yeni okurlarıma -ve de potansiyel okurlarıma- meslekte 20. yılımı doldurduğumu bildirmek isterim. Köşe yazarlığına 1987 yılının Mart ayında Zaman gazetesinde başladım (Werner Hugo mahlasıyla). 1989'da Nihat Genç'le birlikte Çete dergisini çıkardım. Yeni Şafak'ın kurucu kadrosunda yer aldım ve 1995'ten 1998'e kadar bu gazetede köşe yazarlığı yaptım (şimdiki Yeni Şafak okurlarının büyük çoğunluğu o zaman henüz Yeni Şafak okuru değildi. Zaten bir kısmı okumayı daha yeni öğreniyordu.) 1998'den 2006 yılına kadar -aralıklarla- Milli Gazete'de yazdım. 2000 yılında Gökhan Özcan'la birlikte Gerçek Hayat dergisinin kurucu genel yayın yönetmenliğini üstlendim ve halen bu derginin yazar kadrosundayım. Ebuzer - Derviş Devrimcilerin Kuru Ekmeği Yolumuzu Aydınlatıyor, Kemalizm Terakkiye Manidir, İslam Birliği'nin Nüvesi Olarak Türkiye-Suriye Birliği, Haçlı Seferleri'nden Günümüze Batı'nın Soykırımcı Tabiatı, Bismillah Hotel, Lübnan Zaferimiz Mübarek Olsun gibi kitaplarım neşredildi. İslamcı, bilhassa İttihad-ı İslamcı bir yazar olarak öteden beri tanınırım biraz (bu kimliği çok önemserim)… Hâlâ “genç yazar” diye anılmak hoşuma gitmiyor desem yalan olur, ama 1968 doğumlu olduğumun bilinmesinde fayda var. Yazılarımı okursunuz veya okumazsınız, ciddiye alırsınız veya almazsınız, beğenirsiniz veya beğenmezsiniz, ona bir şey diyemem; ama lütfen artık “gençlik” üzerinden eleştiride bulunmayı bırakın. Ben 39 yaşındayım yahu!

İKİNCİ 'ELEŞTİRİ': “Pat diye ortaya çıkıp Yeni Şafak'ta bir köşe kaptın. Herhalde gazetenin sahipleri olan Albayrak'larla akrabalığın sayesinde.”

Yeni Şafak'ın patronları olan Albayrak ailesiyle bir akrabalığım yok. Onlar Trabzonlu, ben Kayseriliyim. Atalarım Kafkasya'dan geldiği için bir anlamda Karadenizli (Karadeniz'in öbür yakasından) olduğum ve bu bakımdan patron ailesiyle aramızda 'uzak hemşehrilik' bağının bulunduğu söylenebilir tabii…

ÜÇÜNCÜ 'ELEŞTİRİ': “Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül'le oturup kalktığın için bazı şeyleri görmüyorsun veya görmek istemiyorsun.”

Vallahi Tayyip Erdoğan'la hayatımda iki kere görüştüm: Belediye başkanlığı döneminde gazetecilere verdiği bir davette ve yine belediye başkanlığı döneminde Kanal 7'nin makyaj odasında, ayaküstü… Abdullah Gül'le daha çok 'görüştüğümü' itiraf etmeliyim. 12 sene önce Yeni Şafak'ı ziyaret etmişti, o zaman iki-üç dakika konuşmuştuk. 10 sene önce Kayseri'de karşılaştık, o zaman da birkaç dakika konuştuk. Kısa başbakanlığı döneminde yollarımız hiç kesişmedi. Dışişleri Bakanlığı döneminde bir kere ayaküstü 5 dakika -Bosna'yla ilgili acil bir durum münasebetiyle- görüştük. Bir kere de -yine Bosna'yla ilgili acil bir durum münasebetiyle- 5 dakikalık bir telefon konuşmamız oldu. Hepsi bu. Ne Sayın Başbakan'la arkadaşlığımız var, ne Sayın Cumhurbaşkanı ile. Birbirimize borcumuz da yok. Onları bir konuda destekliyorsam özgür irademle destekliyorum, 'köstekliyorsam' da özgür irademle 'köstekliyorum'.

* * *

Bu konuları böylece açıklığa kavuşturmuş olduk. Eleştiri sahiplerinin ve “Sen hükümete yakınsın, şu şu işimizi halledebilirsin…” yahut “Sen Albayrak'lardansın, bize birkaç milyon YTL borç ayarlayabilirsin…” diyenlerin acil dikkatine!

ÖNEMLİ NOT: İsrail'in Suriye'yi tacizi hakkında bir beyanat vermediği için Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ı eleştirmiştim. Şimdi de, Suriyeli meslektaşı Velid Muallim'le düzenlediği ortak basın toplantısında İsrail'e -biraz fazlaca diplomatik bir dille olsa da- tepki gösterdiği ve ABD'nin ısrarlı boykot çağrılarına rağmen “Suriye ile ilişkilerimizi her alanda geliştirmeyi amaçlıyoruz” dediği için kendisini tebrik ediyorum.

Yenişafak

Bu komünist ülkede başörtüsü serbest!

Bu komünist ülkede başörtüsü serbest!Türkiye'de sivil anayasa tartışmaları ile gündeme gelen din derslerinin zorunlu olup olmayacağı konusunda tartışmalar sürerken...

Uluslararası toplum tarafından insan hakları ve din özgürlüğü konusunda eleştirilen Çin'deki üniversitelerde başörtüsü sorun yapılmazken, isteyen istediği gibi giyinebiliyor.

Din dersi zorunluluğu bulunmayan Çin, Komünist Partisi tarafından yönetiliyor. Çin'de devletin ideolojik temelleri tamamen dinsizlik, Marksizm, Leninizm ve Darvinizm üzerine oturtulmasına rağmen din eğitimi almak isteyenler ve kendi gelenek ve göreneklerine göre giyinmek isteyenlere herhangi bir sınırlama getirilmiyor.

-ÇİN'DE İSTEYEN HERKES CAMİLERDE VE İSLAMİ OKULLARDA DİN DERSİ ALABİLİYOR-

Çin'de aslen Müslüman olan veya sonradan Müslüman olan Çinliler camilerde ya da Müslüman azınlık okullarında istedikleri gibi din dersi alabiliyor.

Yaklaşık 1.3 milyarlık nüfusa sahip Çin'de Müslümanların yaşadığı yerlerde Türkiye'deki gibi camilerde yaz Kur'an Kursları ve din eğitimi dersleri düzenleniyor. Herhangi bir yaş sınırlaması getirilmeyen söz konusu kurslarda isteyen herkes bu derslerden istifade edebiliyor.

-ÇİN ANAYASASI'DNA İNANANLAR İLE İNANMAYANLAR ARASINDA AYRIM YOK-

Çin Halk Cumhuriyeti'nin Anayasası'nda ülkedeki dini politikalar hakkında şu maddeler yer alıyor; "Çin Halk Cumhuriyeti'ne mensup vatandaşlar din ve inanç özgürlüklerine sahiptirler." " Hiçbir devlet organı, toplumsal topluluk ve birey vatandaşları dine inanmaya veya inanmamaya zorlamaz, dine inananlar ve inanmayanlar arasında ayrım yapmaz." "Normal dini faaliyetler devlet tarafından korunur." "Dini topluluklar ve dini işler yabancı güçlerce kontrol edilmez."

Çin'de devlet okullarında din ve eğitimin birbirinden ayrı tutulması ilkesi uygulanıyor ve öğrencilere dinî eğitim verilmiyor, ancak bazı yüksek okullarda ve araştırma enstitülerinde dinî dersler veriliyor ve dinî araştırmalar yapılabiliyor.

Öte yandan azınlıklar da kendi dini örgütleri tarafından kurulan dinî okullarda kendi dillerini kullanarak din eğitimi alma hakkına sahip bulunuyor.

Çin'de değişik dinlere ait 85 bin ibadethane bulunurken tam 74 tane de sadece dini eğitim veren okul faaliyet gösteriyor.

-ÜNİVERSİTE VE MECLİSTE BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI YOK-

Resmi rakamlara göre 20 milyon Müslüman'ın yaşadığı Çin'de başörtüsü konusunda da herhangi bir problem yaşanmıyor. Farklı dinden insanlar ve onların taşıdığı semboller birer zenginlik olarak görülüyor. Üniversiteye giden Müslüman kızlar isterlerse başörtüsü takabildikleri gibi yıllık toplantılar için bölgelerinden meclise gelen milletvekilleri de başörtüsü, sarık veya takke takarak mecliste toplantılara ve önemli oylamalara katılabiliyorlar.

Yaklaşık 10 bin öğrencisi bulunan Pekin'deki Merkez Milliyetler Üniversitesi'nde de başörtülü öğrencilere rastlamak mümkün. Üniversitenin yerleşkesinde karşılaştığımız başörtülü Çinli Müslüman bayan öğrenci Kang Baifang (Ayşe), başörtüsü konusunda Cihan Haber Ajansı'na şu açıklamalarda bulundu: ''En başta okulumuzda bu konuda bir yasaklama yok. Çünkü Çin dini inanç özgürlüğünü destekleyen bir ülkedir. Çin Komünist Partisi halkın İslam, Hıristiyanlık, Budizm gibi dini seçim özgürlüğüne saygı gösteriyor. En başta bir Müslüman olarak Milliyetler Üniversitesi'nde başörtüsü takarak üniversiteye gelmemde okulum her hangi bir sorun çıkarmıyor ve böyle bir baskı da yok. Bundan dolayı en başta Allah'a şükrediyoruz. Daha sonra Çin Komünist Partisi yöneticilerine de milliyetlere ve bağlı bulundukları dinlerine karşı gösterdikleri saygıdan dolayı teşekkür ediyorum. "